O Mahur Beste Çalar Müjganla Ben Ağlaşırız

Hepimizin bildiği bir Ahmet Kaya şarkısıdır “Mahur.” Attilâ İlhan’ın 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan için yazdığı şiirin notalara dökülmesiyle ortaya çıkmış bir şarkıdır da. Birçoğumuz şarkının Müjgan adında bir kadın için yazıldığını düşünse de, aslında hiç de öyle değil(miş).

Müjgan, Arapçada “Kirpik” anlamına gelmekteymiş. Attilâ İlhan’ın kirpikleri… Şair’in “Müjganla ağlaşmak”tan ne söylemek istediği orada çözülüyor; Attilâ İlhan, 6 Mayıs 1972 yılında idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’a ağlıyordu…

Attilâ İlhan şiiri şöyle anlatıyor:

“12 Mart sonrasının kahır günleriydi. Bir sabah radyoda duyduk ağır haberi: Deniz’lere kıymışlardı. Karşıyaka’dan İzmir’e geçmek için vapura bindim. Deniz bulanıktı; simsiyah, alçalmış bir gökyüzünün altında hırçın, çalkantılı… Acı bir yel esintisinin ortasında aklıma düştü ilk mısra… Vapurda sessiz bir köşe bulup yüksek sesle tekrarladım. Vapurdan indikten sonra da rıhtım boyunca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürüdüm.”

“Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
Gittiler akşam olmadan ortalık karardı”
6 Mayıs 1972

Rivayet odur ki; Attilâ İlhan’ın bu muazzam şiirini duyan Ahmet Kaya şarkıyı besteler. İcazet almak için eşiyle birlikte İzmir’e gider. Şiirin yazıldığı yer olan Karşıyaka iskelesinin önünde Attilâ İlhan arabaya biner. Ahmet Kaya, kaydettiği demoyu kaset çalara takar. Attilâ İlhan, sessiz bir şekilde şarkıyı dinler. Bitince bir daha dinler. “Ellerine sağlık Ahmet, çok güzel olmuş.” der. Attilâ İlhan anlattıkça da ıslanmış kirpikleri Gülten’le Ahmet’in… Bir kadın ismi sandıkları Müjgan’ın “Kirpik” anlamına geldiğini orada öğrenmişler. Şair’in “Müjganla ağlaşmak”tan kastını da orada çözmüşler…

Şiir ve şarkıda geçen “Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı” dizesinde de Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı betimlemişti şair…

Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız
O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız
Gitti dostlar şölen bitti, ne eski heyecan ne hız
Yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız
O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız

bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
gittiler akşam olmadan ortalık karardı

bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra
sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara
simsiyah bir teselli olur belki kalanlara
geceler uzar hazırlık sonbahara

Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi belirtmekten çekinmeyin :)