Fenerbahçe Lobisi ve Yabancı Sınırı

Fenerbahçeli yazarlar ve Rıdvan önderliğinde Fenerbahçeli eski futbolcular son zamanlarda ısrarla ve sistemli bir sekilde yabancı oyuncu sayısını gündeme getiriyor. Bunu ilk olarak Aziz Yıldırım’ın ağzından Ocak 2017‘de duyduk. “Beş yıl yasaklayalım yabancı oyuncu alımını ve alt yapıya yönelelim” dedi.

Üzerinden iki hafta geçtikten sonra Serdar Ali Çelikler NTV Spor’dan “Sınırsız yabancı oyuncu kuralı kaldırılır yakında” dedi. Bu kervana tüm stadyumlarda şikeci diye protesto edilen Bülent Uygun da katıldı ve hamaset kokan şu açıklamayi yaptı: “İstiklâl Marşı okuyacak adam kalmadı.” Ve tabii Fenerbahçe lobisinin koçbaşı Rıdvan Dilmen olaya bir giriş yaptı: “Maçı kim yayınlıyor. Bu Türkiye ligi maçı mı? Sahada hep yabancılar var. Fatih Terim’in yerinde olsam bu maçı izlemeye gitmem.” Daha sonraki her programda lafı çevirdi, dolaştırdı ve yabancı oyuncu sayısına getirdi. Ve sonra bir baktık Haber Türk spor muduru, Aziz Yıldırım’ın has adamı Meriç Müldür “Rıdvan hoca da bunu dile getiriyorsa bu kural değişir” deyiverdi. Meselesinin kronolojik açılımına bakınca konuyu gündeme getirenlerin sadece Aziz Yıldırım’ın adamları olduğu ortada.

Soru şu: Peki Fenerbahçe lobisi neden durup dururken bu konuyu kaşıyor? Aziz Yıldırım değil miydi “Yabancı sınırı kalksın” diyen? Rıdvan Dilmen değil miydi “Yabancı sınırıyla Milli Takım başarısı arasında bir korelasyon yok” diyen? Sahi neden bunu şimdi dile getiriyorlar?

Bazı forum başlıklarda bu mesele dile getirilince kimi arkadaşlarımız “Olsun, ne olacak ki, bizim yerli kalitemiz hepsinden daha iyi” görüşünü dile getirdiler. Fakat durum bu kadar basit değil arkadaşlar. Fenerbahçe lobisinin amacının ne olduğunu kendimce şöyle yorumluyorum:

  1. Fenerbahçe, yeni stadyumla birlikte temerküz eden (biriken) mali gücü sportif başarıya aktaramamış olmayı yabancı oyuncu sınırlamasıyla açıklıyor. Yani “Mali açıdan çok güçlüyken önümüze yabancı oyuncu sınırını koydular, ısrar etmemize rağmen kaldırmadılar ve biz de çöp yerlilere para saçarak mali gücümüzü yok ettik!” diyorlar.
  2. Beşiktaş çok iyi bir yerli jenerasyon yakalayınca, Aziz Yıldırım ve tayfası “Yabancı oyuncu sınırı kalksın!” dedi ve bunu değiştirmeyi başardılar. Hatta Rıdvan, her şey bittikten sonra, pis pis sırıtarak “Bu işten en çok Beşiktaş zarar gördü” dedi. O sezon Aziz 70 milyon euro harcayıp basında sık sık “Fenerbahçe tarihinin en kaliteli kadrosu” diye şişirilen kadro kuruldu. Rıdvan çoştu da çoştu “Bu kadro 90 gol atar” bile dedi. Peki ne oldu? Şenol hoca ve talebeleri bu kadroyu ellerinde patlattı!
  3. En pahalı kadroları ellerinde patlayan Fenerbahçe için deniz bitti, kara göründü. Yani karanlık bir tünele girdiler!
  4. Çelme takmayı düşündükleri Beşiktaş, sınırsız yabancı kuralını en başarılı uygulayıcısı oldu! Fenerbahçe, karanlık ve çok uzun bir tünele girerken, Beşiktaş o tünelden çok modern bir stadyum ve 2’si cepte1’i muhtemel 3 şampiyonlukla çıkmak üzere!
  5. Evet, Beşiktaş, bu tünelden çıkarken bir şeyi daha başardı: “Avrupa’da yükselen bir değer” hâline geldi! UEFA tarafından bir başarı hikayesi ve projesi olarak görülüyor ve muamele ediliyor. Avrupa Ligi için favorilerden biri olarak gösteriliyor.
    Avrupa Ligi’ni bu takımlardan biri mi kazanacak?
  6. Fenerbahçe lobisi, sınırsız yabancı kuralını akılcı kullanan Beşiktaş’ın sadece Türkiye ligini domine etmekle kalmayıp, Avrupa’da da ses getireceğini biliyor ve kapanması zor bir farkın doğabileceğini görebiliyor.
  7. Yabancı kuralının olduğu bir ligde, beş para etmez oyuncular için Fenerbahçe yıllarca keriz gibi milyonları döküp durdu ve Beşiktaş’ın da aynısını yapmasını istiyorlar. Ahmet Çalık gibi, 1 milyon bile etmeyecek stoperlere 4 milyonlar, Mehmet Topuz gibilere 9 milyonlar ödemesini istiyorlar Beşiktaş’ın. Ama Beşiktaş, yabancının sınırsız olduğu bir pazarda 2 milyona Marcelo gibi taş stoper alıyor, Adriano gibi bir ismi 600 bine alıyor, Fabri gibi dev bir kaleciyi bedavaya alıyor, Talisca gibi bir yeteneği, Gomez’i bedavaya getiriyor.
  8. Kısacası, “bizim paramız suyunu çekti, Beşiktaş mali olarak güçlendi, yabancı sınırı gelmezse Beşiktaş alır başını yürür. Bu yüzden sınırsız yabancı kuralı derhal kaldırılmalı” diye düşünüyorlar.

Yönetim ne yapıp edip, bu kuralın devamını sağlamalıdır. Rıdvan Dilmen’in saçma sapan bahanelerle konuyu durmadan yabancı sınırına getirmesinin sebebi bu. Ve giderek artan dozda bunu yapmaya başladılar. Tekrardan bu sınır gelirse, yeteneksiz yerlilere boşu boşuna tonlarca para harcamak durumunda kalırız. Ligi domine etmemiz ve Avrupa’da güçlü bir imaj ve başarı için sınırsız yabancı kuralı mutlaka kalmalıdır!

Cumhurbaşkanını bu konularda etkileyen kişi Rıdvan Dilmen’dir. Aziz Yıldırım’dan aldığı direktiflerle hareket ediyor Rıdvan. O da gidip Cumhurbaşkanını etkiliyor. “Basketbolda sınır olmasın, futbolda olsun!” derseniz, kimse samimiyetinize inanmaz! Basketbolda olmasın, çünkü Fenerbahçe başarılı; futbolda olmasın, çünkü Fenerbahçe başarısız! Cumhurbaşkanı bu konuda kesinlikle yanılıyor. Kulüp yönetimleri umarım doğru noktada birleşip, bu tehlikeyi atlatırlar.

Buna da bakabilirsiniz

Üstlerine Basarak, Daha Da Yüksel Beşiktaş!

Yanmış, kül olmuş; birileri yanışıyla alay ederken küllerinden doğmuştur Beşiktaş! Önce alaycıları avlamış, gözünü Avrupa’ya …

Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi belirtmekten çekinmeyin :)