Alıntılar

Anıtkabir, Bir Yapının Hikayesi

Bilindiği üzere Atatürk’ün ölümünün ardından naaşı geçici olarak Ankara Etnografya Müzesi’nde bir mezar yerine defnedilmişti. Ülkemizin kurtarıcısı Ulu Önder Atatürk’e bir anıt mezar yapılması elzemdi. Bu mezar yerinin belirlenmesi için meclis tarafından bir komisyon kurulmuş ve şehrin çeşitli bölgelerinin incelenmesine başlanmış. Anıt mezar için uygun görülen yer, bir zamanlar rasat …

Devamını okuyun »

Cumhuriyet ilân edildiği zaman memleket ne hâlde bulunuyordu?

Hasan Rıza Soyak anlatıyor: “Cumhuriyet ilân edildiği zaman memleket ne hâlde bulunuyordu?” Türk milleti; yurtsever, fakat dar görüşlü liderler tarafından sürüklendiği birinci cihan harbinde ve eşsiz önderi ile giriştiği ölüm kalım savaşında, sayısı milyonları aşan evladını toprağa vermişti. Üstelik İstiklâl Savaşı’nda, mağlup ettigi istilacı ordu, başta İzmir olmak üzere memleketin …

Devamını okuyun »

12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü Ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü

12 Mart İstiklâl Marşı’nın Kabulü Ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü etkinlikleri kapsamında, Sinop’un Ayancık ilçesinde yaşayan 12 yaşındaki yeğenim Beray’ın yazdığı kompozisyon Ayancık ilçesi ortaokulları arasındaki yarışmada 1. olmuş. Ben de o kompozisyonu buraya ekleyerek ölümsüzleştirmek istedim. İyi okumalar. Türk milleti çok büyük acılar çekmiş, büyük savaşlarda yorgun düşmüş, …

Devamını okuyun »

Orospu Serpil mi, Adam olan Hakan mı?

İlkokul çağlarımda, yazları belediyenin ücretsiz olarak açmış olduğu kuran kursuna giderdim. Yine bir kurs sonrası başörtümü çıkarmış elimde sallayarak, altımdaki iki beden büyük eteğimi çeke çeke, salkım saçak bir şekilde eve doğru yürüyordum. Evimizin üç mahalle aşağısında bir kalabalık dikkatimi çekmişti. Eteğimi elimle iyice toplayıp büyük merakla koşmaya başladım kalabalığa …

Devamını okuyun »

Mehmet Hoca (Optik Başkan)

Nihayet tayin olmuştu. Beklediği gün gelmişti işte. Girecekti sınıfına, öğrencileriyle tanışacaktı. Belki yabancılayabilirlerdi bücürler. Rahatsızlığı nedeniyle mesleği bırakan Aysel hoca hanımın yerine girecekti derslere. Heyecanla ilk İstiklâl Marşı’nı okurken bir yandan da afacanları süzüyordu. En arka sırada bir ufaklığın hazır olda durmayıp ellerini pençe gibi havaya kaldırdığını gördü. Gözleri hariç …

Devamını okuyun »

Kardelen – Bir Beşiktaş Hikayesi

Boğaz azgın bir nehir gibi akıyordu Marmara’ya doğru. İstanbul’un üzerine çöken manevi ağırlığı kaldıracak bir evliya beklentisi vardı sokaklarda. Karayelden esen rüzgar, yağmur getirecekti şehit mezarlarına. Fatih’in al kanla fethettiği İstanbul 500 yıl sonra, kansız savaşsız İngilizler’e teslim edilmişti bir Mayıs sabahı…

Devamını okuyun »