Otherside

Red Hot Chili Peppers, Otherside çalıyor. Ses yükseliyor, yükseliyor ve kocaman olup yutuyor beni. Hatta emiyor. Organlarımın yoğunluğu karşısında dehşete düşüyorum. Neden sevmediğimi anlıyorum biyoloji derslerini. Yer çekimi yok kaç gündür. Adımını boşluğa atmak, vücudundaki her hücrenin ağırlığını hissetmek, insanı tek bir noktaya götürüyor. “Dağılım” bu olmalı. Kendimi otururken bile yer çekimine meydan okur buluyorum.

Üzerimde cüceler tepiniyor, binlerce. Minicik diş vücudumu kemiriyor. Ben inatla yok olmuyorum. Aklıma pazar günü senin ardından söylediklerim geliyor; “Odadan çıkması için odaya girmesi gerekiyordu.” Benim de toparlanmam için dağılmam. Kim bilir? Ben değil…

Şu an her şey acı veriyor. Ama en çok kendi düşüncelerim, bildiklerim acıtıyor. Kendimden hiç bu kadar tedirgin olmamıştım. Kendimi hiç bu kadar şaşırtmamıştım. Dün gece sabahlarken, yine her zaman ki gibi, hayatta ki en kötü şeyin “bilmek” olduğuna karar verdim. Her zaman başıma kaktığın gibi, ilişkimizin başından biteceğini, hem de böyle biteceğini biliyorduk. Ben her şeyi bilmeye devam ediyorum. Hayatımın en zor dönemlerinden birine girdiğimi, aşk acısının suçluluk duygusuyla nasıl deli bir kovalamaca oynayacağını biliyorum.

Bak işte, şu oturduğum koltuk, yutacak beni o koltuk senden artık. Odamın duvarları üstüme yıkılacak. Benden çok senin uyuduğun yatağım, rüyalarımı bölüp, sabahın en güneşsiz saatinde uyandıracak beni. Herkes kadar bizim olan şarkılar, kulaklarımı patlatırcasına inadına her yerde çalacak. Birlikte yediğimiz her bir lokma tekrar tekrar kusturacak. Kar altında sabahın beşine kadar oynadığımız gecenin ayazında, ben yeni yeni üşümeye başlayacağım. El ele yağmura yaptığımız tribal yürüyüşlerden şimdi ağrımaya başlayacak ayaklarım.. “Aşkım, bal böceğim” diyememek boğazımı yakacak. Dilime vuracak eksik kelimelerin ağrısı. Yıldızlar bile tekrar saymamızı bekler gibi, inadına daha bir yakın, daha bir parlak olacak.

Her şey fazla melankoli, fazla trajik geliyor; yazılarım bile. Ya yazmadıklarım? Yazarsam yok olmaktan korktuklarım? Her şey kendini kusacak, biliyorum…

Bu konu hakkındaki düşüncelerinizi belirtmekten çekinmeyin :)